Anasayfa > Avrupa Gündem > GÜNDEM AVRUPA: 2 OCAK

GÜNDEM AVRUPA: 2 OCAK

AB Liderler Zirvesi Sonuçları

AB Liderler Zirvesi, Yunanistan ve İspanya’da yaşanan ekonomik gerginliklerin gölgesi altında gerçekleşti. 16-17 Aralık tarihlerinde iki gün süre ile gerçekleşen Zirve’de iki önemli başlık ele alındı. İlk olarak “Kalıcı İstikrar Mekanizması” olarak adlandırılan sistemin 2011 yılından itibaren Euro Bölgesi üye devletlerinin ekonomilerinin canlandırılması adına geçerli olması karara bağlandı. Zirveden çıkan ikinci önemli karar ise, Karadağ’a “aday ülke” statüsünün verilmesi oldu.

Son yıllarda yaşanan derin ekonomik krizin bilhassa Yunanistan ve İspanya özelinde yol açtığı olumsuz etkiler, diğer AB ülkelerinin de aynı sıkıntı ile karşı karşıya kalabileceği endişesini uzun bir zamandır AB gündemini meşgul etmekteydi. Bu bağlamda Zirve’de Almanya’nın talebi ile ekonomik krizler konusunda AB’nin ekonomisinin yeniden yapılandırılması ile ilgili son derece büyük önem arz eden “kalıcı istikrar mekanizması” sisteminin uygulamaya geçirilmesi kararı alındı.

Liderler Zirvesi’nden çıkan bir diğer önemli karar da Karadağ’a “aday ülke” statüsünün verilmesidir. Bu durum, bağımsızlığını yakın bir zamanda ilan eden bir Balkan ülkesi olan Karadağ açısından oldukça önemli bir gelişmedir. Ancak bununla birlikte AB’nin son dönemde yaşadığı ekonomik çıkmaz dikkate alındığında henüz ekonomisi gelişmekte olan ülkelerin katılımının gerçekleşmesinin Birliğe bir külfet getireceği kaçınılmazdır.

Duruma Türkiye açısından bakacak olursak oldukça kısır bir tablo karşımıza çıkmaktadır. Dinamik genç nüfusu ve gelişen ekonomisi ile AB ekonomisine taze kan sağlayacak olan bir ülkenin yıllardır “aday ülke” statüsünde tutulması oldukça ironik bir durumla karşı karşıya olduğumuzu göstermektedir. AB içindeki kimi üye ülkeler ekonomilerinin ağırlığını taşıyamazken, Karadağ’a bağımsızlığını yeni kazanmış bir ülke olarak AB tarafından “aday ülke” statüsünin verilmesi, bunun yanında güçlü bir ekonomiye sahip ülkelerden biri olan Türkiye’nin AB ile müzakere sürecinin devneredeyse tıkanma noktasına gelmesi rasyonel bir yaklaşım olarak gözükmemektedir.

Hırvatistan AB Üyeliği Yolunu Tamamlıyor

Türkiye ile aynı zamanda AB katılım sürecine başlayan Hırvatistan, bugün 3 fasıl daha kapatarak toplam 35 fasıldan 28’inde üyeliğe hazır hale geldi. Türkiye ise şimdiye kadar sadece 1 faslı kapatabildi.

Türkiye ve Hırvatistan 3 Ekim 2005 tarihinde birlikte AB katılım sürecine başlamıştı. Bugüne kadar geçen süre içinde Türkiye üyelik için gerekli 35 fasıldan sadece birini tamamlayarak kapatabildi. Hırvatistan ise bugün 3 fasıl daha kapatarak, 28 başlığı tamamlamış oldu.

Türkiye’nin şimdiye kadar tek bir faslı kapatabildi. ‘Bilim-Araştırma’ başlıklı fasıl kapatılırken, 12 faslın müzakeresi de devam ediyor. Türkiye’nin katılım müzakerelerinde, limanların Kıbrıs Rum kesimine açılmaması nedeniyle 8 fasılın açılması ve kalanların kapatılması 2006 yılında AB tarafından dondurulmuştu.

Türkiye-AB Arasında Yasadışı Göçmen ve Vize Pazarlığı

Avrupa’ya Türkiye üzerinden kaçak olarak giren ‘düzensiz göçmenlerin’ Türkiye’ye geri gönderilmesini öngören geri kabul anlaşması, imzaya hazır hale geldi. Fakat Ankara anlaşmaya imza koymak için kendi vatandaşlarına vize muafiyeti sağlayacak başka bir anlaşmanın müzakerelerinin başlamasını şart koşuyor.

Geri kabul anlaşması, Avrupa’da yakalanan çoğunluğu Afganistan, Pakistan, Irak gibi ülkelerden yasadışı yollarla gelen göçmenlerin eğer Türkiye topraklarını kullanarak gelmişlerse, Türkiye’ye geri gönderilmesini öngörüyor. Bu göçmenler bir süre Türkiye’de tutulduktan sonra, kendi ülkelerine iade edilecekler. Bütün bu işlemlerin yapılabilmesi için gerekli olan masrafları Avrupa Birliği ve Türkiye paylaşacak.

Geri kabul anlaşmasının müzakereleri için Avrupa Birliği’ne üye ülkeler, Avrupa Komisyonu’na yetki vermişti. Geçen sene başlayan müzakerelerde üzerinde en çok durulan konu, mali yükümlülüklerin nasıl paylaşılacağı olmuştu.

Türk diplomatik kaynakları, geri kabul anlaşmasında her şeyin Türkiye’nin istediği gibi olmadığını, ancak yine de uzlaşmaya varıldığını belirtiyorlar. Fakat Türkiye anlaşmaya paraf atmak için üye ülkelerin Avrupa Komisyonu’na başka bir anlaşmanın -Türkiye vatandaşlarına vize muafiyeti sağlayacak bir anlaşmanın- müzakerelerini başlatma yetkisi vermesini istiyor. Ankara kendi vatandaşları için daha az belge ve daha kısa sürede vize almak anlamına gelen vize kolaylığı yerine, gerçek bir vize muafiyeti anlaşması yapmak istiyor.

Analiz: Rumların Dini Siyasete ve Propagandaya Alet Etme Çabaları

Kıbrıslı Rumların Apoel-Pınar Karşıyaka maçındaki çıkan olaylar çerçevesinde güç duruma düşmesi sonrası Türkiye’yi uluslararası alanda sıkıştırmak için kuzey Kıbrıs’ta Noel’de kilisede (Karpaz) dini ayin yapılmasına izin verilmediği iddiasıyla Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği ve diğer örgütlere şikayet edilmesi için harekete geçmesi dikkat çekiyor. Maalesef,Rumların zaten işi gücü bu.İzin almamalarına rağmen Türkiye’yi sıkıştırmak için ayin yapmaya kalkan Rumların bu oyununu artık küçük çocuklar bile görüyor.Rum tarafındaki Kilise niçin insanlararası barışı hoşgörüyü destekleme refklesinden uzak.Hıristiyanlık dayanışması ve Noel gibi kutsal günü kullanarak Türkiye’yi şikayet etmeye kalkan Rumların politikalarını artık herkes tüm ayrıntılarıyla görüyor ve biliyor.Rum DİSİ Başkanı Nikos Anastasiadis’in konuyla ilgili Avrupa Halk Partisi üyesi olan AB üyesi 14 ülkenin başbakanlarına şikayet mektubu göndereceğini açıklaması ise işin ne kadar örgütlü olduğunu anlamamıza yardımcı oluyor.Siz ayrı bir ülkede ayin yapmak için izin almayacaksınız sonra da sorun çıkacağını bile bile ayin yapmaya çalışacaksınız daha sonra da bunu şikayet etmeye kalkacaksınız.Tüm bu olaylarıda Apoel-Pınar Karşıyaka maçı sonrası planlayacaksınız.İnsana gülerler.Şimdi kalkıp Kıbrıslı Türkler güney Kıbrıs’taki bir camide izin almadan topluca ayin yapmaya giderlerse ne yapacaksınız ?

AB Cephesinden Anında Kıbrıslı Türklere ve Türkiye’ye Tepki

Apoel-Pınar Karşıyaka maçı sonrası çıkan olaylarda ırkçı saldırılar karşısında sessizliğe bürünen AB cephesinden Kıbrıslı Türklere ve Türkiye’ye anında eleştiri geldi.

Avrupa Halk Partisi Başkanı Wilfried Martens Brüksel’de yaptığı açıklamada, Noel Günü Rizokarpaso (Karpaz) köyündeki kilisenin boşaltılması ve mühürlenmesini kınadı.

Martens’in açıklamasında, “Avrupa Halk Partisi adına, Kıbrıs Türk polisinin temel insan hakları ve dini özgürlükleri ihlal eden benzeri görülmemiş bu davranışını kınarım” dedi ve bundan sorumlu olanların bunun bir daha tekrarlanmayacağının güvencesini vermelerini istedi.

AB Dönem Başkanlığı Macaristan’a Geçiyor

Macaristan, altı aydır Avrupa Birliği Dönem Başkanlığı’nı yürüten Belçika’dan görevi devralmaya hazırlanıyor. Farklı bir çizgi izlemeye çalışacak olan Macaristan’ın programı ve öncelikleri dün açıklandı.

Macaristan Dışişleri Bakanı Janos Martonyi tarafından açıklanan programın ana başlıkları yine ekonomiyle ilgili olacak, ancak altı aylık stratejisini Avrupa’yı dinleme, ona hizmet etme ve destek olma üzerine kuran Macaristan, Avrupa Birliği gündemine farklı bir açıdan yaklaşma niyetinde. Martonyi, ülkesinin seçtiği sloganın, “İnsani dokunuşla güçlü Avrupa” olduğunu söyledi. Ekonominin sadece istatistiksel verilerden ya da makro ve mikro unsurlardan oluşmadığını söyleyen Macar bakan, önceliğin insan olduğunu hatırlattı.

Estonya 1 Ocak’tan İtibaren Euro Bölgesi’nde

AB’ye 2004 yılında katılan Baltık ülkesi Estonya, 1 Ocak’ta dahil olacağı Euro Bölgesi’nin 17. üyesi olacak.

Kurtarılan Yunanistan ve İrlanda’nın ardından Portekiz ve İspanya’yı da tehdit etmeye başlayan borç krizine rağmen Euro Bölgesi’ne katılma iradesi gösteren Estonya’nın bu tutumu ortak para Euroya güvenin hala varlığını koruduğunu gösteriyor.

AB Komisyonunun, mayıs ayında Estonya’nın Euro Bölgesi’ne giriş için enflasyon, bütçe açığı ve borçluluk oranı gibi kriterleri karşıladığı yönünde görüş bildirmesinin ardından AB ekonomi ve maliye bakanları ile Avrupa Parlamenstosu, 1,3 milyonluk Baltık ülkesinin ortak paraya geçişini onaylamıştı.

1999 yılında 11 AB üyesinin (Almanya, Fransa, İtalya, Avusturya, Belçika, Hollanda, Lüksemburg, Finlandiya, İrlanda, İspanya ve Portekiz) oluşturduğu Euro Bölgesi’ne Yunanistan 2 yıl sonra dahil oldu. Yeni AB üyelerinden Slovenya’nın 13’üncü üye olarak 2007 yılında katıldığı Euro kulübüne 2008 yılı başında Kıbrıs Rum kesimi ve Malta, 2009 başında da Slovakya dahil oldu.

Estonya’nın ardından diğer Baltık ülkeleri Letonya ve Litvanya’nın ise 2014 yılında girmeyi planladığı Euro Bölgesi’ne Romanya, Bulgaristan, Çek Cumhuriyeti, Macaristan ve Polonya’nın en erken 2015 yılında katılması bekleniyor. 330 milyon nüfusa sahip Euro Bölgesi’nin milli geliri 8,4 trilyon Euro’yu buluyor.

Kategoriler:Avrupa Gündem
  1. Henüz yorum yapılmamış.
  1. No trackbacks yet.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: