Anasayfa > Avrupa Birliği > AB’de Geçen Hafta: 14 Haziran

AB’de Geçen Hafta: 14 Haziran

Hollanda’da Sandıktan Irkçı-Dinci Parti Çıktı

Hollanda’da dün yapılan seçimlerden sağ partiler güçlenerek çıkarken, yabancı ve İslam karşıtı söylemleriyle tanınan aşırı sağcı (ırkçı ve dinci) Geert Wilders oy oranını yüzde 110 artırarak 3. oldu.

Daha önce İslam’ı terörü destekleyen bir din gibi gösterdiği ‘Fitne’ adlı filmiyle büyük tepki çeken Wilders, kurulacak bir sağ hükümetin olası ortaklarından biri olarak gösteriliyor.

Parlamentoda Liberal VVD parti, solcu İşçi PvdA’dan daha fazla sandalye kazandı.

Hıristiyan Demokratlar’a destek yüzde 41’den yüzde 21’e geriledi. Parti lideri ve başbakan Jan Peter Balkenende bu sonuç üzerine görevinden istifa etti.

Bu sonuçlara göre, sağ partiler 150 sandalyeli parlamentoda 76 sandalye kazandı.

Oyların yüzde 16’sını alarak üçüncü gelen aşırı sağcı PVV’nin lideri Geert Wilders, partisinin koalisyon hükümetine katılmayı umduğunu söyledi.

Wilders, “Esas kazanan biziz ve kimse bizi görmezden gelemez. Ciddiye alınmak istiyoruz” dedi.

Şimdi gözler seçimin galibi Liberal VVD partisine çevrildi. Partinin lideri, seçim döneminde Wilders ile koalisyon kurma olasılığını safdışı bırakmamıştı. Ancak PVV’yi ekonomik konularda yetersiz olmakla eleştirmişti.

Hollanda’daki İslam örgütleri ise PVV’nin yükselişinden duydukları rahatsızlığı dile getirdi.

Belçika’da Ayrılıkçıların Seçim Zaferi

Belçika’da yapılan genel seçimlerden ayrılıkçı Flaman partisi Yeni Flaman İttifakı NVA birinci parti olarak çıktı.

Parti, 150 üyeli parlamentoda 27 sandalye kazanarak ülkeyi bölünmeye daha da yakınlaştırdı.

Bart de Wever’in liderliğindeki parti, Flamanca konuşanların yaşadığı Flanders Bölgesi’yle, Fransızca konuşanların yaşadığı Valonya bölgesinin tamamen ayrılmasını istiyor.

Ancak NVA’nın hükümet kurabilmesi için Valon partilerle koalisyona gitmesi gerekiyor.

BBC’nin Brüksel’deki muhabiri Dominic Hughes bazı uzmanların yeni hükümetin sekiz partiden oluşabileceğine inandığını aktarıyor.

Böyle bir koalisyonda, De Wever’in Flaman milliyetçisi söylemini yumuşatmak zorunda kalabileceği belirtiliyor.

Oylamanın ardından taraftarlarına konuşan De Wever ‘NVA seçimi kazanmıştır’ dedi. Parti bu seçimlerde bir önceki parlamentoya kıyasla 19 sandalye fazla kazandı.

Fransızca konuşan sosyalistlerin partilerinin de dokuz sandalye daha fazla kazanarak toplam 26 parlamento üyeliği elde etmeleri bekleniyor.

Sonuçlar, Başbakan Yves Leterme’in Hristiyan Demokratlar, Liberaller ve Sosyalistler’den oluşan koalisyonu için önemli bir kayıp anlamına geliyor.

Leterme’in hükümeti geçen Nisan ayında, Brüksel çevresinde yaşayan Flamanca konuşan nüfusun oy hakları konusundaki uzun süredir devam eden tartışma nedeniyle çökmüştü. Bu nedenle genel seçim planlanandan bir yıl önce yapıldı.

Müzakerede Başlık Mucizelere Kaldı

AB Dönem Başkanlığı’na başlarken “Türkiye ile müzakerelerde 4 başlık açarız” diyen İspanya’nın sözü TBMM’ye ve Rum Kesimi’ne takıldı.

Avrupa Birliği’yle (AB) müzakere süreci durma noktasına gelen Türkiye’nin, İspanya Dönem Başkanlığı sırasında başlık açması mucizeye kaldı. Türkiye’nin, “gıda güvenliği ve bitki sağlığı” başlığının açılış kriteri olan yasayı TBMM’den ancak dün geçirebilmesi, bir başlığı açmak için haftalara ihtiyaç duyan AB’ye çok az zaman bıraktı.

“Dört başlık açarız” iddiasıyla yola çıkan, ancak şu ana kadar verdiği sözleri tutmakta zorlanan İspanya’nın diğer AB ülkelerini “olağanüstü” bir performans sergilemeye ikna etme becerisi, başlığın 30 Haziran’da açılıp açılmamasında belirleyici rol oynayacak.

AB’de Türkiye’ye tam destek verensayılı ülkelerden İspanya’nın ilk hedefi Rum Kesimi tarafından bloke edilen “enerji” ve “eğitim-kültür” ile Türkiye’nin yasal düzenlemeler yapmasını gerektiren “gıda güvenliği ve bitki sağlığı” ve “kamu alımları” başlıklarını açmaktı. İspanya Dışişleri Bakanı Angel Miguel Moratinos, son ana kadar 4 başlık iddiasını sürdürdü.

Ancak Rumlar’ın “enerji” başlığı konusunda geri adım atmayacağı kesinleşti. Moratinos, “eğitim-kültür” konusunda bastırmayı sürdürse de bu başlığın açılması yönünde bir gelişme yaşanması zor. Türkiye de yasal düzenlemeleri yapamadığı için “kamu alımları” başlığını 1 Temmuz’da başlayacak Belçika Başkanlığı’na “bırakınca” elde “gıda güvenliği ve bitki sağlığı” başlığı kaldı.

Bu başlığın İspanya Dönem Başkanlığı’nın son gününde açılabilmesi için AB’nin ilgili birimlerinin “gece gündüz çalışması gerekecek.” Kamuoyuna yönelik olarak “başlık açmanın çok da önemli olmadığını” her fırsatta dile getiren, ancak AB’ye, “Türkiye’nin başlık açmaya büyük önem verdiği” mesajını kararlı şekilde ileten Başmüzakereci Egemen Bağış da bu hafta içinde Brüksel’de, “İspanya bu konuda çok bastırıyor. Yetişirse ne âlâ, yetişmezse de Belçika Dönem Başkanlığı’nda açarız” dedi.

Verheugen’a Göre Ankara’nın ‘İran’ Tavrı Doğru

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu eski Başkan Yardımcısı Günter Verheugen, Türkiye’nin, İran’a yaptırımlar konusunun ele alındığı BM Güvenlik Konseyi toplantısında doğru hareket ettiğini söyledi.

TOBB’un AB ve Almanya konusunda danışmanlığına getirilen Verheugen, Türk-Alman Ticaret ve Sanayi Odası Olağanüstü Genel Kurulu’nda bir konuşma yaptı.

Bir gazetecinin, Türkiye’nin dış politikasında eksen kaymasının olduğuna dair tartışmaların bulunduğunu, bu çerçevede ABD Savunma Bakanı’nın Türk dış politikasının batıdan doğuya yönelmesinde AB’nin payı olduğu yönündeki ifadelerini hatırlatarak, bu konudaki görüşünü sorması üzerine Verheugen, bu konudaki açıklamaları okuduğunu, ancak Türkiye’nin İran’a yaptırımlar konusunda güvenlik konseyindeki kararının çoğu kişi için bir ders olması gerektiğini bildirdi.

Türkiye’nin BM Güvenlik Konseyi’ndeki hareketinin doğru olduğunu ifade eden Verheugen, Türkiye’nin komşularıyla iyi ilişkilerinin önemine işaret etti.

Türkiye’nin, İran gibi bir ülkeye komşu olmasının bir dezavantaj olmadığının da altını çizen Verhaugen, bu komşuluk ilişkisinin akıllı bir şekilde kullanılabilmesi halinde, AB sürecinde avantaj dahi oluşturabileceğini söyledi.

Verheugen, Türkiye’nin, İran ve diğer ülkelerle komşuluk ilişkilerinin ve bu konudaki rolünün AB tarafından da desteklenmesi gerektiğini vurguladı.

“Evet, Avrupa Türkiye’yi Doğu’ya İtti”

ABD Savunma Bakanı Robert Gates “Avrupalıların isteksizliği Türkiye’yi Doğu’ya itti” demişti. Bu sözleri İtalya Dışişleri Bakanı da destekledi.

ABD Savunma Bakanı Robert Gates’in, “Avrupalıların isteksizliği Türkiye’yi Doğu’ya itti” şeklindeki sözlerine, İtalya Dışişleri Bakanı Franco Frattini de katıldı.

Frattini, Avrupalıların Türkleri yanlarına çekmek yerine Doğu’ya ittiklerini söyledi.

Frattini, Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesine verdiği demeçte, “Bir an önce Avrupa’nın Türkiye’ye karşı ne gibi hatalar yaptığını düşünmesi lazım. Kanımca biz Avrupalılar, Türkleri yanımıza çekmek yerine fazlasıyla Doğu’ya ittik” dedi.

İtalya Dışişleri Bakanı, “Türkleri Avrupa ailesi içinde istemediğimiz izlenimi yaratırsak, onlar da İran, Kafkaslar ve Suriye gibi bölgelere yönelerek farklı perspektifler arayacaktır. Bu da Avrupa’nın çıkarına değil” ifadesini kullandı.

Fratttini, Almanya Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle ile birlikte Pazartesi günü Lüksemburg’da yapılacak Avrupa Birliği Genel İşler Konseyi’nde Türkiye konusunun gündeme getirilmesini isteyeceklerini belirtti.

Türkiye’nin İsrail’le yaşadığı gerginliğin ve İran ile yakınlaşmasının Avrupa’nın tutumundan mı kaynaklandığı sorusu üzerine Frattini, “Avrupa, Türkiye’yi daha aktif bir şekilde yanına çekmeye çalışsaydı, tüm bu gelişmeleri önlemeye katkı sağlayabilirdik” yanıtını verdi.

  1. Henüz yorum yapılmamış.
  1. No trackbacks yet.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: