Anasayfa > Avrupa Birliği > MAB – Türkiye, AB’ye çok kazandıracak

MAB – Türkiye, AB’ye çok kazandıracak

Dün AB’ye tam üyeliğin Türkiye’ye neler kazandıracağını ortaya koymuştuk. Bugün madalyonun öbür yüzüne bakacağız. AB Türkiye’nin katılmasıyla neler kazanacak? Avrupa’da Türkiye’ye kuşku ile bakanlara, bu yazıdaki gerekçeleri anlatabiliriz.

Dünkü yazımda Türkiye’nin AB’ye tam üyeliği durumunda neler kazanacağını işlemiştim ve “isterseniz bu yazıyı kesin” önerisinde bulunmuştum.

Amacım 7 ay süreyle konuşacağımız AB konusunda tüm gerekçeleri ve çeşitli soruların yanıtlarını size yansıtabilmekti. Türkiye’de ve Avrupa’daki tartışmalara katılmak istediğiniz taktirde, kullanabileceğiniz notları özetle verebilmekti.

Bugünkü yazımda, Avrupa Birliğinin neler kazanacağını, Türkiye’yi dışladığı taktirde neler kaybedebileceğini anlatacağım.

Tekrarlamamda yarar var: Bu yazı dizisindeki notlar sadece benim fikirlerim değildir. Türk Dışişleri bakanlığı, AB Genel Sekreterliği ve Brüksel’de AB Komisyonu belgelerinden yararlanılarak özetlenmiştir.

1. AB GLOBAL BİR AKTÖR OLACAK:

Türkiye’nin katılımı AB’ye yepyeni bir ufuk açacak, vizyonu genişleyecektir. Bugünkü gibi zengin bir tüccarlar grubu olarak kalmak yerine, siyasi ve askeri ağırlığını kullanarak büyük bir stratejik derinlik kazanacaktır. AB gerçekten böyle bir rol oynamayı arzuluyorsa, Türkiye’nin katkısı büyük olacaktır.

2. ENERJİ GÜVENCESİ VERECEK:

Hazar havzasında dünyanın en büyük petrol ve doğal gaz yataklarının ortaya çıkarılmasından sonra ve Bakü-Ceyhan boru hattının tamamlanmasıyla, Türkiye AB’ye bu kaynağa istikrarlı şekilde ulaşma güvencesi sağlayacaktır.

3. IRAK-ORTA DOĞU/ KAFKASLAR:

Önümüzdeki dönemde anlaşmazlıkların büyük bölümü, Irak-Orta Doğu- Kafkaslar ve Güney Asya’da yaşanacaktır. Bu bölgelerde stratejik bir oyuncu olmak ve ağırlığını arttırmak isteyen AB için, Türkiye’den daha önemli ve etkin bir müttefik düşünülemez. Tam üye statüsündeki Türkiye, Silahlı Kuvvetleri ve coğrafyası ile AB’ye büyük katkı sağlayacaktır.

4. BATI İLE İSLAMIN BARIŞMASI:

Türkiye’ye tam üyelik statüsü veren bir AB’nin İslam dünyasındaki konumu değişecektir. 11 Eylül sonrasındaki “Hristiyan-Müslüman çatışması” savları büyük oranda giderilecektir. AB bu sayede müslüman bir ülkeyi arasında istemeyen bir Hristiyan Klübü görüntüsünden kurtulacaktır. Tam aksine, kültürel farklılıkların birlikte yaşayabileceğini, İslam ile çağdaşlık ve demokrasinin bağdaşabileceğini dünyaya gösterebilecektir. Türkiye’nin üyelği, İslam dünyasının Avrupa’ya ve genelyde Batı’ya bakışını da etkileyecektir.

5. AB’YE GELİR SAĞLAYACAK:

25 yıl sonra Türkiye’nin nüfusu 85 milyon ve kişi başına gelirinin de 10 bin doların üzerine çıkacağı hesaplanıyor. Bu büyük, alış gücü yükselen, dinamik ve genç bir Türkiye, AB için son derece önemli bir Pazar olacaktır. Gümrük Birliği sonrası dönemde (1995-2002) Türkiye ile AB’nin ticareti % 100′ün üstünde artmıştır. Ülkemizin AB’ye ihracatı %138 oranında artarken, ithalatımızdaki artış oranı %80 civarında kalmıştır. 2002 yılı rakamlarına göre ülkemiz, AB’nin dış ticaretinde %2.2 ihracatı ve %2.4 ithalatıyla 11. büyük ticari ortağıdır. Türkiye’nin dış ticaretinde ise AB, %51 ihracat, %42 ithalatla, birinci ortak konumundadır.

6. GENÇ NÜFUS AVANTAJI:

Avrupa Birliği’nin nüfusu giderek yaşlanmaktadır. Önümüzdeki 20-25 yıllık zaman diliminde bu nüfus daha da yaşlanacaktır. Buna karşılık, Türkiye’nin genç nüfusu, Avrupa’nın gereksinme duyacağı el emeği açığını kapayacaktır.

Bunun yanısıra , tam üyeliğe ulaşılması durumunda, Avrupa’da yaşayan 1 ve 2 inci kuşak Türk vatandaşlarının büyük bölümü –aynı ekonomik haklardan yararlanabilecekleri için- Türkiye’ye geri dönecekler ve yerlerini genç nüfusa bırakacaktır.

7. AB ALAN KAZANACAK:

Avrupa’da büyük fabrikaların kurulabileceği, sanayinin nefes alacak şekilde yayılabileceği toprak giderek azalmaktadır. Özellikle Orta Avrupa’daki sıkışıklık artmaktadır. Oysa Türkiye’de büyük ve boş alan vardır ve hem AB silahlı kuvvetleri, hem de AB sanayii kullanabilecektir.

SONUÇ: AB’DE KAZANÇLI ÇIKACAK

Türkiye’nin tam üyeliğine karşı çıkanların önemli bölümü, “fakir, kalabalık ve çok büyük” bir ülkeyi yükleneceklerini ve fazla para harcamak zorunda kalacaklarını, buna karşılık “farklı kültürden” gelen milyonlarla iç içe yaşamak zorunda kalacaklarını ileri sürmekte ve Türkiye’yi “yabancı unsur” olarak görmektedirler.

Yanıldıklarını kısa üsrede göreceklerdir. Zira Türkiye’nin AB’ye getireceği stratejik derinlik, etkinlik ve dev Pazar sayesinde, AB bu ortaklıktan çok kazançlı çıkacaktır.

Mehmet Ali BİRAND – 20 Mayıs 2004 – Hürriyet.com.tr

  1. Henüz yorum yapılmamış.
  1. No trackbacks yet.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: