AB Gündem 14 Mart

KKTC Cumhurbaşkanlığı Seçimleri

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) 18 Nisanda yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimi için Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) yapılan adaylık başvuruları süresi tamamlandı.

Cumhurbaşkanlığı adaylığı için KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Başbakan ve UBP Genel Başkanı Derviş Eroğlu, UBP Lefkoşa Milletvekili Tahsin Ertuğruloğlu, Emekli Kurmay Albay Mustafa Kemal Tümkan, Arif Salih Kırdağ, Zeki Beşiktepeli, Ayhan Kaymak ve Serap Tezcan YSK’ya başvurularını yaptılar.

Seçimlerde 8 adayın yarışacağı KKTC’de adaylık başvuruları dün sona ererken, önceki akşam Başbakan Eroğlu ve kurmaylarıyla bir araya gelen Ertuğruloğlu, görüşme sonrasında yaptığı açıklamada, cumhurbaşkanlığına aday olduğunu belirtti.

Sürece, “Türkiye’nin adının karıştırılmamasını” isteyen Ertuğruloğlu, “Sayın Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Sayın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’la görüştüm. Tahsin Ertuğruloğlu’na 1 saat 45 dakika zaman ayırıp görüşmeleri beni onurlandırdı, her ikisine de müteşekkirim” dedi.

Ertuğruloğlu adaylık başvurusu sonrasında yaptığı açıklamadaysa, “Tek adam zihniyetine” karşı olmak için aday olduğunu savundu.

Economist: “AİHM’in Son Kararı Talat’a Yaradı”

İngiliz Economist dergisi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) Kıbrıslı Rumların mülkiyet başvuruları için KKTC Taşınmaz Mal Komisyonu’nu yasal iç hukuk organı olarak tanıma kararının, “yapılacak seçimde KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ın elini güçlendirdiğini” yazdı.

AİHM kararını “gelecek ay zorlu bir seçim yarışıyla karşı karşıya olan Talat’ın elini güçlendiren, tam zamanında gelen bir karar” olarak yorumlayan Economist, Talat’ın rakibi Başbakan Derviş Eroğlu’nun anketlerde önde olduğunu belirtti ve bazı diplomatların “adada görüşmeler koparsa, sonucun daimi bölünmüşlük olabileceği” iddiasına yer verdi.

Downer: ”Alelacele Bir Çözüm Faciayla Sonuçlanabilir”

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreterinin Kıbrıs Özel Danışmanı Alexander Downer, ”Kıbrıs’ta alelacele bulunacak bir çözümün faciayla sonuçlanabileceğini” söyledi.

Downer, KKTC Bayrak Televizyonu’na (BRT) yaptığı açıklamada, 18 aydır devam eden müzakere sürecinde ”önemli mesafeler katedildiğini”, ancak bir çözüme ulaşmak için tarafların daha çok çalışması gerektiğini kaydetti.

”Kıbrıs’ta iki bölgeli, iki kesimli, siyasi eşitliğe dayalı ve tek uluslararası kimliğe sahip federal bir çözümün” önemine değinen Downer, bunun Kıbrıs’ta tek gerçekçi çözüm yöntemi olduğunu vurguladı.

Ermeni Tasarısına İsveç’ten Onay

“Ermeni soykırımı” tasarısı bu kez İsveç Parlamentosu’nda kabul edildi. Tasarıda sadece Ermenilere değil, diğer Hristiyan azınlıklara da soykırım uygulandığı iddia ediliyor. 88 milletvekilinin katılmadığı oylamada, tasarı ABD’deki gibi 1 oy farkla geçti. İsveç hükümeti ise, “Kararın geçmemesi için hükümetimiz aktif çaba gösterdi. Tarihi olaylara siyaset hüküm vermemeli” açıklamasında bulundu.

Kabul edilen tasarıda, sadece Ermenilere değil; Süryanilere, Asurilere, Keldanilere, hatta Pontuslu Rumlara bile soykırım uygulandığı iddia ediliyor. Ancak kararın bağlayıcılığı yok.

Çeşitli partilere mensup milletvekillerinin hazırladığı Ermeni iddialarının tanınmasını içeren öneri üzerinde yapılan oylamada 130 milletvekili aleyhte, 131 milletvekili lehte oy kullandı.

Parlamentonun Dış İlişkiler Komisyonunda 2 Mart 2010’da görüşülen tasarı, bu kez parlamentonun gündemine getirildi. Öneriye destek veren ve karşı çıkan milletvekilleri arasında 6 saate yakın tartışmalar yaşandı.

Öneriye destek veren sol görüşlü Sosyal Demokrat Parti, Sol Parti ve Çevre Partisi’nden milletvekilleri, 1915 yılında Osmanlı İmparatorluğu’nun son yıllarında yaşanan olayların “soykırım” olduğunu, Türkiye’nin tarihiyle yüzleşmesini ve bunu kabul etmesini savundu.

Sağ parti milletvekillerinden bazıları ise İsveç Meclisinin uluslararası bir mahkeme olmadığını kaydederek, öneriye karşı çıktılar.

İsveç Başbakanı üzüntülerini bildirdi

İsveç Başbakanı Fredrick Reinfeldt, Ermeni soykırımı tasarısı nedeniyle Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ı arayarak üzüntülerini bildirdi. İsveç Başbakanı, “Tasarının ilişkilerimizi etkilemesine izin vermeyeceğiz. Hükümet olarak onaylamıyoruz” dedi. Başbakan Erdoğan da, İsveç hükümetinden telafi edici adım beklediklerini söyledi.

Hükümet olarak kesinlikle paylaşmadıkları bu kararın, hiçbir yaptırım gücü olmayan, tümüyle iç politika hesaplarından kaynaklanan bir girişim olduğunu belirten Reinfeldt, “Ancak İsveç-Türkiye ilişkilerini olumsuz yönde etkilemesine kesinlikle izin vermeyeceklerini, İsveç’in bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da başta AB üyelik süreci olmak üzere, Türkiye’yi her alanda desteklemeye devam edeceğini; bir oy farkla alınan bu mesnetsiz kararın bugüne kadar mükemmel seyreden ikili ilişkilerimize gölge düşürmemesi için gerekenleri yapmaya hükümet olarak hazır olduklarını” ifade etti.

Başbakan Erdoğan, İsveç hükümetinin kesinlikle katılmadığı bu kararı telafi edici adımlar atmasını beklediğini dile getirdi.

  1. Henüz yorum yapılmamış.
  1. No trackbacks yet.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: