Anasayfa > Avrupa Birliği, European Union, International Relations > AB’de Geçen Hafta: 18 Ocak

AB’de Geçen Hafta: 18 Ocak

İstanbul’da Kültür Şenliği Başlıyor

İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti” etkinliklerinin resmi açılış töreni bugün yapılıyor. Yedi ayrı tepe üzerine inşa edilen tarihi kent, bir yıl boyunca çeşitli kültür ve sanat etkinliğine ev sahipliği yapacak.

“2010 Avrupa Kültür Başkenti” unvanını, Macaristan’ın Pecs kenti, Almanya’nın Ruhr Havzası ve Essen kenti ile paylaşan İstanbul, bu çerçevede gerçekleşecek etkinliklere bugün “merhaba” diyor.

İstanbul, bir yıl boyunca çeşitli kültür sanat etkinliklerine ev sahipliği yapacak. Programda, 500’den fazla proje bulunuyor. Bu projeler arasında, yazar Orhan Pamuk’un Avrupa’da da büyük ilgi uyandıran son romanı “Masumiyet Müzesi”nden adını alan müzenin açılışı da yer alıyor. İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı Yürütme Kurulu Başkanı Şekib Avdagiç, “İstanbul dünyanın en ilham verici kenti, enerjisini hem Türkiye’nin hem de dünyanın geri kalanı ile paylaşmak istiyor” şeklinde konuştu. İstanbul, binlerce yıllık tarihi ve çeşitli kültürlerin iz bıraktığı bir kent olması nedeniyle Avrupa Konseyi tarafından “2010 Avrupa Kültür Başkenti” olarak seçilmişti.

AB’de Türkiye’ye Mali Yardım Tartışması

AB Sayıştayı, Türkiye’ye yapılan mali yardımların iyi denetlenmediği gerekçesiyle AB Komisyonu’nu eleştirdi. Sayıştay, Komisyon’un yardımların akıbeti konusunda yeterince bilgi sahibi olmadığını öne sürüyor.

AB tarafından Türkiye’ye yapılan mali yardımlar, AB Komisyonu ile AB Sayıştayı’nı karşı karşıya getirdi. Lüksemburg’da bulunan AB’nin mali denetleme organı AB Sayıştayı, AB Komisyonu’nu Türkiye’ye yapılan mali yardımların iyi yönetilmediği ve yeterince denetlenmediği gerekçesiyle eleştirdi. Sayıştay tarafından bugün yayımlanan özel raporda, AB’ye aday ülke konumunda bulunan Türkiye’ye yapılan mali yardımların ‘somut ve ölçülebilir’ hedeflere bağlanmadığı ileri sürüldü. Sayıştay ayrıca, Komisyon’un yardımların akıbeti konusunda yeterince bilgi sahibi olmadığını savunuyor.

AB 2002-2006 yılları arasında Ankara’ya 1 milyar 700 milyon Euro tutarında mali yardımda bulundu. Sayıştay’ın verilerine göre yardımların tutarı 2007-2013 yılları arasında 4 milyar 800 milyon Euro civarında olacak.

AB, aday ülkelere, reformların uygulanması için mali yardımda bulunuyor. Bu yardımlar ile aday ülkede idari işler, yargı ve trafik gibi alanlardaki reformların desteklenmesi amaçlanıyor.

Renault’un Türkiye Planı Fransa’yı Karıştırdı

Fransız otomotiv devi Renault’un yeni modeli Clio 4’ü Fransa yerine Türkiye’de üreteceği söylentileri ülkede siyasi polemik başlattı. Sarkozy, Renault’un üretiminin yurt dışına kaydırılmasına karşı çıkıyor.

Sanayi Bakanı Christian Estrosi, konu hakkında Meclis Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, Fransa piyasasında satılmak istenen otomobillerin Fransa’da imal edilmesinden yana olduklarını söyledi. Bakan Estrosi “Clio 4’ün Türkiye’de üretimine izin vermeyeceğiz. Renault Fransa’da satılmak için Fransa’da üretilecek” ifadelerini kullandı.

Clio 4’ün Türkiye’de üretiminin “kabul edilemeyeceğini” söyleyen Bütçe Bakanı Eric Woerth ise bir TV kanalına yaptığı açıklamada, “Anormal olan, bir Fransız otomobil imalatçısının fabrikalarını yurtdışına ihraç edip, ardından da orada imal ettiği araçları Fransa’ya ithal etmesidir” şeklinde konuştu.

Hükümetten gelen bu açıklamaların ardından Paris’te Sanayi Bakanı Estrosi ile bir araya gelen Renault Genel Müdürü Patrick Pelata, “senaryo ne olursa Fransa’da Clio üretimi devam edileceğini” bildirdi.

Clio krizi Fransa’da işte böyle bir ortamda tartışılmakta. Konunun Sarkozy’nin Türkiye’nin AB üyelik perspektifine muhalefetiyle ilgisi, en azından doğrudan, yok. Türkiye’nin bu tartışmadaki konumu “düşük maliyetli üretim yapılan ülke” sıfatından öteye gitmiyor. Kriz daha ziyade Fransa’nın kendi iç siyasi, ekonomik ve sosyal sorunlarına endeksli. Krizden herkes yara almadan, hatta puan toplayarak çıkmak istiyor. Hükümet, Renault’yu dize getirdiğini ve Fransa’da istihdamı kurtardığını göstermek, yeni soluk arayışı içinde olan sol muhalefet işçi haklarını savunduğunu kanıtlamak, dirilmek isteyen işçi sendikaları eski günlerine dönmek, küresel bir şirket olan Renault ise büyük hissedarı devletle olan ilişkisinde yeni dengeler istiyor.

Davutoğlu: “Kıbrs’ta Kimse Tek Taraflı Taviz Beklemesin”

“Kimse tek taraflı taviz beklemesin” diyen Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Kıbrıs’ta altın fırsatlar olduğunu belirterek, bu fırsatların değerlendirilmesi çağrısı yaptı.

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Kıbrıs’ta yoğunlaştırılmış müzakerelerin devam ettiği bir sırada Ada’nın geleceğine ilişkin çarpıcı değerlendirmeler yaptı. Kıbrıs’ta çözüm için “altın fırsat” bulunduğunu belirten Davutoğlu, “Barış için bir gün bile gecikmedir” dedi. “Kimse tek taraflı taviz beklemesin” mesajı veren Davutoğlu, Ada’dan asker çekilmesinin de bu kapsamda olduğunu ifade etti.

  1. Ocak 17, 2010, 19:31

    Avrupa Sayıştayı dokümanının tam metni için:

    http://eca.europa.eu/portal/pls/portal/docs/1/3632300.PDF

  1. No trackbacks yet.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: